26 Nisan 2013 Cuma

Eskiliyor Esaretim Günbegün

Zapt rapt altındayım bir süredir. Palaskanın sıktığı düşüncelerimden yoksun, hayallerim kesmiş haki yeşile, lâzaman ve lâmekan, tıpkı bir ayrıksı otu gibi, bir ot gibi ayrıksılığım. Nicedir içimde sandıkta kilitli kelimelerim, koşuşmalarım, kahkahalarım. İmgelerim sandık lekesi. Yazmadım, yazamadım. Korktum düpedüz. Bir tarla faresi gibi kaçtım ve okumaya sığındım, gölgesinden dahi korkarak kalemin.

Bulgar kızını düşündüm, içim daraldı. Kaçtım. Tuluğ'a baktım yad ettim, ufunet bastı. Saklandım. Bir Despina'yı korkmadan saklanmadan kaçmadan özledim. Bildim ki sormayacak yaşadıklarımı, hatırlamayacak bile yokluğumu. Defahatle hapsetmeyecek beni bu gettoya. Bir onu öyle saf, öyle aşk ile ve dahi muhabbetle zikrettim. Despinam... Benim sarışın, dehşetengiz masum sevdiğim...

Şimdi yorgunluğu yüzlerce günün ve olanca ağırlığınca özgürlüğe uzanan son 19 günün, Leşkoşa'da bir yanımda Türk Kahvem kulağımda eskilerden bir kaç tını yazıyorum size, geleceğe, geleceğin gebeliğine...

Geliyorum, yaz(a)madıklarımın tüm dehşetengizliği ile...

Muhabbetle...

Canberk Noyan
Leşkoşa/Kıbrıs


1 Aralık 2012 Cumartesi

POZİTİF YA DA DEĞİL NE FARK EDER...

Bugün 1 Aralık Dünya AİDS Günü. Sadece düşünün...

Sayfa düzenlemesi

sevgili "ötekiler" kırık dökük bir edebiyat sayfamız eski ve yeni yazılarımız harmanlanarak yeniden düzenlenmiştir...

okurken ve yazarken acı çekenlere...

2 Haziran 2012 Cumartesi

BUGÜN NAZIM HİKMET


Koşun!

Yardım getirin!

Yangın var derler Moskova civarında...

Yetişin 72 milletin ehil ademleri, yetişin gidiyor!

Ulak salın efendiler memleketin bilmem kaç ovasına... Tez iletin çağrımızı... Karaya bürünsün gelinlik kızlarımız. Yetişin efendiler vakit dar, yol haylice fazla, cehalet bildiğiniz gibi değil. Salık verin memleket öksüz kalıyor. Karaya büründü dava. Tarih durdu selamlıyor seni, memleketinin kaldırımları, Bursa mapushanesi bile anıyor seni el pençe divan. Gökyüzü karaya çaldı yangnının dumanı sardı dört bir yanı. Dört bir yanI kara cehalet sardı sen gittin gideli. Ciğerlerimiz kanar, güneşi içenler sustular, tıkıldılar zindnalara güneşe hasret bir çare.

Yetişin efendiler! Memleket aşığı bir adam yatıyor Moskovada. Kaldırana feda olsun tüm adanmışlar. Kaldırın efendiler memleketi yanıyor, güneşin zaptı yargılanıyor...

Yetişin efendiler Nazım Hikmet yad ediliyor...
03.06.2012

20 Mayıs 2012 Pazar

CHP ŞİŞLİ GENÇLİK "GÜVEN"İ OYLADI

CHP Şişli Gençlik örgütü uzun yıllar ardından sandık başına gitti ve örgüt yönetimi için hür iradesini ortaya koydu. Şüphesiz hepimizin uzun yıllar boyu hasret kaldığı demokrasi ve çağdaşlık örneği bir durumdu bu.  Kongre hazırlık sürecinde mevcut gençlik yönetimi harıl harıl çalışmış gerektiğinde kapı kapı dolaşmış. Her üye ile birebir görüşmüştü. Küskünler, dargınlar,yorgunlar herkes örgüte kazandırılmaya çalışıldı. Nitekim benim partiye geri dönüş sürecimde bu dinamik ekip sayesinde başlatılmış oldu. Karşımda bulduğum kararlı, dinamik ve nitelikli ekip kısa sürede beni etkiledi ve yılların özlemi desteğimi kazandı.

Şişli Gençlik Örgütü tüm çalışmalarının ardından kendine yaraşır nezih ve demokratik bir ortamla sandığa gitti. Aslında ben ve bir çok insan için sürpriz olmayan bir sonuç çıktı sandıktan. Günler evvel bana ulaşıp beni dahi heyecanlandırmayı başaran bu dinamik ve genç ekip mevcut başkan Dilek GÜVEN'le seçimlerin galibi oldu. Yani dışarıdan bakıldığında Dilek Güven ve ekibi örgüt içinde bir nevi Güven oylamasının galibi oldu. Örgütü başkanına bir kez daha "görev" dedi.

Özverili çalışmaları nedeni ile ve en önemlisi CHP gençlerine yaraşır bir kongre düzenledikleri için Gençlik Örgütü Başkanım Dilek Güven ve tüm yoldaşlarıma selam ederim. Bu emeğin iki mislinin bugünden sonra da gösterileceğine olan inancım ile "Güneşin zaptına" bir adım daha yaklaştığımızı umut ediyorum.



22 Nisan 2012 Pazar

CEHENNEME UYANDIM

Kötü bir rüya görmek gibisin sen. Terlemek, Terlemek ve uyanamamak. Sonunda detayları hatırlanmayacak bir korku gibi. Bir daha asla uyumayı istetmeyecek kadar güçlü. Ve dirayet edilemeyecek kadar cazip.


Yürürken güneşin altında elimizde bilmem kaç hatıranın kulpları ile, durup dinlenmeye zaman vermeyen korkunun ana kahramanı. Ellerimde kulpu kırık bir kaç anımla hasretim var. Geriye bir ben böyle duru, makyajsız, çıplak. Bir ben hatırlarım seni izlemenin acısını, sen elinde tutarken 'O' diğerinin, 'O' ötekinin yularını, bir ben bilirim seni düşünmeyi teninde başka bir tenin hatıraları ile...




Gece nefes kesen, kendine tutsak eden korkunun mimarı; ben kırdım elimde kalan son parça kulpu kırık testimi, olmayan suyunun yolunda. Ve geriye beni ıslatan terim kaldı. Uykuya daldım dua ederek, yakararak kapadım gözlerimi, korkmamayı dileyerek ama asla terk etmemeni isteyerek. Terimi testine doldurmaya niyetlenip sızdım ben geceleri , sen orada, uzakta düşlerken 'O' diğerini.


Kimilerinin Araf'ı kimilerinin Cehennem'i. Peki nerede senin 4 kitapta müjdelenen Cennet'in. Ben kaybettim, yine uykuya daldım...


22.04.2012
Harbiye
Canberk Noyan   









21 Aralık 2011 Çarşamba

Düşünce Özgürlüğüne Tecavüz Ediliyor

Arkadaşım senin ne haddine bir düşünceyi dillendirmeye ceza kesmek. Sen ki tüm dünyanın diline destan bir devrimin çocuğu. Sen ki demokrasi ve düşüncenin memleketi Avrupa'nın kalbi. KAnunla tanınmış soykırımları inkar etmeye ceza vereceksin demek ha. Komiksin be arkadaşım. Sefilsin.

Cezayir'de olanları ne çabuk unuttun. Cezayir failini bekliyor, dünya katillerin isimlerini biliyor. Haydi Fransa tanısana soykırımını cezalandırsana bunu inkar edenleri. Beceriksiz bir yöneticinin oy pazarlığına alet ettiği olay bir toprak üstünde bir yaşayan iki toplumu yeniden yeniden hançerlemek değil midir? Bu yaptığın düşünce özgürlüğüne tecavüz etmek değil midir? Fransız Devriminin katletmek değil mi bu Fransa...

Kendine gel ey sanatın başkenti Fransa şöyle bir sallanda kendine gel. Yapılmayan soykırımların altında sen kendi katlettiklerinle kalırsın. Bu yük seni yıkar duramazsın altında Fransa. Çek kanlı ellerini üzerimizden... Bedeli tahmin edemeyeceğin kadar büyük olur. Bir çift sözümde Ermeni asıllı Fransızlara siz ki böylesi ucuz bir oyunla bir adama oy verecekseniz zaten ne kimliğinize saygınız kalmıştır ne tarihinize  ne de suçladığınız bu topraklarda yaşayan soydaşlarınıza... Seçim senin Fransa...